![]() |
|
|
#1 |
![]() Ruh hali
Mesajlar: 3.814 Konular:
3798
Durumu :
Rep Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() İletisim :
|
Kıvanç Tatlıtuğ Biyografisi Doğum Tarihi : 27 Ekim 1983 Kıvanç Tatlıtuğ Adını ilk kez 2002'de 'Best Model Türkiye' birincisi, ardından da 'Best Model World' birincisi olarak duysak da, şu anda Gümüş adlı dizide canlandırdığı ‘Mehmet’ karakteriyle hayranlarını ekrana bağlayan, kadınların son gözdelerinden olan Kıvanç Tatlıtuğ hakkında merak ettikleriniz 27 Ekim 1983’te Adana’da, beş çocuklu ailenin bir ferdi olarak dünyaya gelen Kıvanç Tatlıtuğ, ortaokulu Yenice Özel Çağ Lisesi’nde okumuş. Adana’dayken Fiskobirlik, Güney Sanayii, Çukurova Kulübü, Devlet Su İşleri ve Tarsus Amerikan Kulübü’nde basketbol oynamış. 1997’de babasının ciddi bir kalp ameliyatı geçirmesinin ardından ailesiyle birlikte Adana’dan İstanbul’a taşınmış. İstanbul Kalamış Lisesi’nden mezun olan Kıvanç’ın aklı fikri basketboldaymış. Tek hayali NBA’de basketbol oynamak olduğu için Ülkerspor’dan gelen cazip teklifi hemen kabul etmiş ve orada iki yıl forma giymiş. Sonra bir yıl Beşiktaş, bir yıl da Fenerbahçe’de oynamış. Ancak dönüş yaptığı Beşiktaş takımında sakatlanması tüm hayallerini suya düşürmüş ve profesyonel basketbol hayatına son vermiş. O dönemlerde yakın çevresinin sürekli fiziğine iltifatlarda bulunduğunu, model olması için kendisini yönlendirmeye çalıştığını söylüyor Kıvanç Tatlıtuğ. O ise bunlara hiç kulak asmamış. Ta ki annesinin yaptığı sürprize kadar! Annesi, Beylikdüzü’ndeki bir marketin camında ‘Profesyonel mankenlerle çalışır mısınız?’ ilanını görünce, Tatlıtuğ’un yanında bulunan bir fotoğrafını göndermiş. İlan verilen şirketten kendisini aradıklarında şaşkına dönmüş ama teklifi de kabul etmiş. ‘Ben sporcuyum ne işim olur mankenlikle’ derken bir anda kendini defilede bulmuş. Daha sonra gelen teklifleri değerlendiren Kıvanç, işin hoşuna gitmesiyle bu mesleğe profesyonel olarak başlamış. ‘Annemin beni model yapma hayali hep vardı.’ diyor Kıvanç. İki yıl bir ajansla çalıştıktan sonra 2002 yılında düzenlenen Best Model yarışmasında önce Türkiye, sonra dünya birincisi olmuş Kıvanç Tatlıtuğ. Sonrasında da Fransa günleri başlamış. Paris’teki Success Ajans’tan gelen teklifle bütün eşyalarını toplayıp, Paris’e yerleşmiş. Burada mesleğini 1,5 yıl sürdürmüş. Paris'teyken, ajanstan gelen telefonda, dizi tekliflerinin had safhaya ulaştığını söylemişler. Küçüklüğünden beri sinema ve televizyona ilgisinin olduğunu, mutlaka bir yerinde bulunmak istediğini ama o zamanlar ‘Ben manken olacağım, sonra dizi çekeceğim.’ gibi hayallerinin olmadığını da sözlerine ekleyen Kıvanç Tatlıtuğ, senaryoları değerlendirmek için Türkiye'ye gelmiş. Gümüş'teki 'Mehmet' karakterini kendine çok yakın bulduğunu, oynayabileceğini, en azından kendinden bir şeyler verebileceğini düşünmüş. Şu anda da yayınlanan dizide iki yıldır rol alıyor ve dizi çok ilgi görüyor. Kıvanç Tatlıtuğ şu sıralar zamanının çoğunu sette geçiriyor. 'Ne ailemi, ne arkadaşlarımı kimseyi göremiyorum. Zaten asosyal bir yaşantım vardı, iyice asosyal oldum' diye yakınıyor. Çekim aralarında kitap okur, dergi karıştırır ve müzik dinlermiş. Pek fazla da kimseyle konuşmazmış. Set çalışanlarının tabiriyle 'sessiz sakin bir çocuk' bu Kıvanç Tatlıtuğ. Kendisini eleştirmeyi sevdiğini söyleyen yakışıklı oyuncu, diziye başlamadan önce bir süre Okan Bayülgen’den ders almış. Yakışıklı, dikkat çekici bir fiziğe sahip olan Kıvanç Tatlıtuğ, bu yüzden zaman zaman sözlü tacize uğradığını da itiraf ediyor. Diğer yandan erkek mankenlere karşı pek çok kişide var olan gay ve jigolo önyargılarıyla ilgili olarak da ‘Ben öyle bir tavır sergilerim ki insanlar yanıma yaklaşamazlar.” diye eklemeyi de ihmal etmiyor. Gece dışarı çıkmayı, kulüplerde eğlenmeyi sevmiyor. Onun yerine arkadaşlarıyla ev muhabbeti yapmaktan hoşlanıyor. Birlikte televizyon izliyor ya da tavla partileri düzenliyorlar. Dünya podyumlarındaki başarılarıyla arkadaşlarına örnek olan Kıvanç Tatlıtuğ, David Beckham’la olan benzerliği hakkında ilgili olarak da ‘Benim saçım uzunken, Beckham’ın adı bile anılmıyordu. Aslında Beckham bana benzedi.’ diyor. İyi derecede İngilizce bilen, “Benim için önemli olan kariyer” diyen Kıvanç Tatlıtuğ’un en büyük hayali ise iyi bir aktör olmak. Bunun için de ilk adımı atmış. Devlet Tiyatrosu oyuncusu Laçin Ceylan’dan (dizide halasını oynayan 'Gülsun' rolüyle tanıdığımız) bir süre oyunculuk dersleri almış... “Bakıyorum, çok eksiğim var” diyen, dersler almaya devam edeceğini ve iyi bir sinema filminde rol almayı çok istediğini belirten Kıvanç Tatlıtuğ’un hayallerinden biri de tiyatroda oynamak. Bunları biliyor muydunuz? - Tek eşlilikten yana olduğunu, - Duygusal göründüğünü, ama o kadar da duygusal bir yapısının olmadığını, - Biraz sert ve hayat görüşlerinin katı olduğunu, - Bir ilişki yaşarken gözünün dışarıda olmadığını, - Allah’a son derece inanan ve dinine bağlı olduğunu, - Şan, şöhret, para, pulun onun için ikinci planda olduğunu, - Ailesine çok düşkün olduğunu, - Kendisinde en çok gözlerini beğendiğini, - Denizin derinliklerine dalmayı çok sevdiğini, - İstanbul’a hâlâ alışamadığını, - ‘Erkekler ağlamaz’ diye bir şeyin olmadığını, 'Ağlamak da gülmek kadar doğal' diyerek, zaman zaman ağlayan biri olduğunu... Dizi ve Filmleri Gümüş (2005) Mehmet Kıvanç Tatlıtuğ İle bir Röportaj Adını ilk kez 2002'de Best Model Türkiye birincisi, ardından da Best Model World birincisi olarak duysak da, şu anda Gümüş adlı dizide canlandırdığı Mehmet karakteriyle hayranlarını ekrana bağlayan, kadınların son gözdelerinden olan Kıvanç Tatlıtuğ’la keyifli bir röportaj yaptık. - Gümüş dizisinde rol almadan önce Amerika’daydınız. Ne yapıyordunuz orada? Evet, Gümüş’ten önce Amerika’daydım. Başka bir proje için gitmiştik. Fakat kanalla yapımcı arasında bir anlaşmazlık söz konusu olmuş. Bu nedenle “Proje ileri bir tarihe ertelendi,” dendi. Daha sonra da yapılmayacağı açıklandı. Projeleri değerlendirdim. O sırada 5–6 proje vardı; Gümüş dizisi de bunlardan biriydi. - Gümüş’teki ‘Mehmet’ rolünü kabul etmenizde ne etkili oldu? Mehmet karakterini tercih etme sebebim, o rolde biraz da Kıvanç’ın olması… - Canlandırdığınız ‘Mehmet’ karakteriyle Kıvanç arasında benzerlik var yani öyle mi? Evet… Mehmet de benim gibi sakin yapılı ama sinirlendi mi çok sinirleniyor. Mehmet’in belli kuralları var. Kıvanç’ın da öyle… Mehmet de kendine göre hafif maço. - Bu maçoluk, Adanalılıktan geliyor olmasın sakın? Aaaa evet… Allah’ına kadar! (Gülüşmeler) - Gümüş’ün bu kadar ilgiyle izlenmesini neye bağlıyorsunuz? Oyuncular çok doğal, ekip çok doğal ve uyumlu. Samimi oynuyorlar. Bu da yansıyor. Tamamıyla gerçek hayata dair yaşananların yer alması da dizinin avantajlarından birisi. - Dizide ‘Mehmet’ görücü usulüyle evlendi ama sonradan aşık oldu Gümüş’e. Gerçek hayatınızda bu durumla karşılaşsanız böyle mi olurdu? Ben gerçek hayatta görücü usulüyle evlenmezdim. - İlk görüşte aşka inanıyorsunuz o zaman. Ben ilk görüşte aşka da inanmıyorum. İlk görüşte içinde sevgi, sıcaklık hissedilir, ona inanıyorum. Ben hayatımda çok az hissettim bunu. İlk görüşte de aşkı bilmiyorum. Zaten aşkın anlatımı, tarifi yok ki, tarif edilemez bir şey. Ama normal hayatta benim şahsi fikrim tabii bu; tanıdıkça, tanıştıkça, tanıyarak evlenmekten yanayım. Böylelikle temellerin daha sağlam olacağına inanıyorum. Fakat şu an toplumumuzda hâlâ görücü usulüyle evlenen insanlar var, onlara da saygı duymak lazım. O anın durumu ve şartları çok önemlidir. Öyle olması gerekiyorsa öyle olacaktır. Ama tanışıp evlenmek, belli bir arkadaşlık sürecini geçirdikten sonra evlenmek taraftarıyım. - Mankenliğinize birazdan değineceğim ama ondan önce; sizi çoğu kişi oyunculuğunuz öncesi mankenliğinizle tanısa da aslında mankenliğin de öncesinde basketbol geçmişiniz var. İstanbul’a gelmeden Adana’da takımlarda oynamışsınız. Hayaliniz NBA’de oynamakmış. İstanbul’da da profesyonel takımlarda basketbol oynamaya devam etmişsiniz ayağınız sakatlanıncaya kadar… Evet… Beşiktaş'ta iki sezon oynadım. Genç Takım’dan A Takım’a çıktığım sene sakatlandım. Sonra toparlayamadım. Beşiktaş, Fenerbahçe gibi takımlarda oynadım, şampiyonaya gittim, ama sakatlanınca bırakmak zorunda kaldım. - Best Model of Turkey mankenlik yarışmasına neden katılmıştınız? Biraz daha ön plana çıkabilmek için mi mesela? Yarışmaya katılmadan önce mankenlik yapıyordum. - Mankenliğe başlayışınız da annenizin size yaptığı sürprizle olmuş galiba. Resimlerinizi gördüğü ilandaki adrese yollamış. Ve ajanstan gelen telefonla mankenliğiniz başlamış. Evet, ayağımın sakatlanmasından dolayı basketbol hayatımın sona erdiği dönemdi. Annem çok meraklıydı, çok istiyordu. Ajansa çağırdıklarını ilk duyduğumda çok şaşırmış, "Ben sporcuyum, ne mankenliği" demiştim ama sonra gittim. Mankenlik öyle başlamıştı. Yarışmaya neden katıldığıma gelince; mankenlik yapıyordum. Mankenlik yapan, bu işi icra eden o kadar çok insan var ki… Bunların arasından sıyrılmak için mutlaka, bir yerde, göz önünde olmanız lazım. Bunun için en iyi yöntem bu yarışmaya katılmaktı. Bildiğiniz gibi önce Türkiye’nin en iyi erkek mankeni sonra da Best Model of the World birincisi oldum… Ardından da Paris… - Paris’te birçok markayla çalıştınız, dergilerde yer aldınız. Mesela ilk aklıma gelen Calvin Clein, Vogue Home İnternational, Uomo Vogue, Vouge, Alman GQ dergileri… Ama yurtdışındaki bu başarılarınız, çalışmalarınız Türkiye’de çok duyulmadı, duyurulmadı. Çok lanse edilmedi. Neden? Lanse edilmek ya da lanse edilmemek çok da önemli değildi. Çünkü sonuçta ben kendim için yaptım. - Tabii ki kendiniz için ama yine de Paris’teki başarılarınız bu kadar göz ardı edilmemeliydi diye düşünüyorum. Evet ama dediğim gibi ben kendim için yapıyorum, insanlar için değil. Sonuçta kendim tatmin olmak için yapıyorum. - Yurtdışında da mankenlik yaptığınız için soruyorum bunu. Türk mankenlerle yabancı mankenleri karşılaştırmanız gerekirse… Tek fark şu: Yabancı mankenleri sokakta görseniz tanıyamazsınız. Kadını da erkeği de jean’lerle, parmak arası terlikleriyle sokağa çıkarlar. - Peki mankenlik devam edecek mi bundan sonra? İki yıldır dizi sebebiyle ara verdim ama mankenlik devam edecek tabii. - Okan Bayülgen’den 2 ay kadar ders almışsınız, beraber çalışmışsınız sanırım. Nasıl geçti? Evet, Okan’la bir projeyle ilgili çalışmıştık dizi öncesinde. Güzel geçti. Okan çok şeker bir insan. Aslında çok fazla çalışmadık, o dönemdeki çekilecek olan projeyle ilgiliydi. - Bir de bir markanın katalog çekimi için beraber çalışmışsınız Okan’la. (Şaşırıyor) Her şeyi biliyorsun Melike! Evet, katolog çekiminde de beraber çalıştık. Biliyorsunuz fotoğrafçılık da yapıyor. O konuda da çok başarılı, her konuda olduğu gibi. Okan’la o dönemdeki projelerle ilgili çalıştık. - Gelelim aşka… Duygusal bir insan izlenimi uyandırıyorsunuz. Duygusal olduğum düşünülüyor. Öyle görünsem de, duygusalım ama çok da fazla değil. - “Tek gecelik ilişkilerin adamı değilim” diyorsunuz. Evet… Kendime saygım olduğu için tek gecelik ilişkiler bana göre değil. Mutlu olacağım insanla beraber olmak isterim. Bence önce mantık sonra aşk gelir. Mantığını doğru kullandığın sürece aşkın da güzel geçer. - “Aradığım insanı buldum” diyorsunuz. Nasıl gidiyor Azra Akın’la ilişkiniz? Güzel gidiyor. Gayet iyi. Yoğunluktan dolayı az görüşebiliyoruz. - Oyunculuk anlamında birbirinize rakip olduğunuza dair söylentiler var. Yok öyle bir şey. Şunu sorayım sana. Böyle bir durumda sen eşine rakip olur musun? - Vallahi bilemem. (Gülüşmeler) Peki oyunculuk anlamında birbirinizi eleştiriyor musunuz? Yoğunluktan dolayı çok fazla görüşemediğimiz için eleştirmiyoruz birbirimizi. Olanları anlatıyoruz ama yüzeysel… Genel olarak konuşuyoruz bu konuda. - Aşktan konuşmuşken… Aşkın da, hayatın da içinde yer alan bir kavramdan bahsetmek istiyorum. Günümüzde maalesef ihanete uğrayan çok insan var. İhanet konusu neler düşündürür? Düşünmek bile istemiyorum. Allah kimsenin başına vermesin, çok kötü bir durum tabii. Bana ihanet eden bir insan kendine ihanet eder, ikincisi de beni kaybeder. Zaten en önemli kayıp da budur bence, ihanet eden kişi için. - Yalnızlık… Yalnız kalmaktan korkarım aslında. Yani bazen severim ama çevremdeki insanları kaybetmekten çok korkarım. Gidip bir yerlerde kafa dinlemeye bayılırım ama çevremi kaybetmeyi hiç istemem, depresyona girerim. - Mutluluk… Sizi neler mutlu eder? Küçük şeylerden çok mutlu olurum ben. Mesela çok sevdiğim bir insanın, bir arkadaşımın beni arayıp hal hatır sorması beni çok mutlu eder. - Şimdi bu cevabınıza “Hadi canım” diyenler olacaktır. Ben de öyleyimdir mesela. Yani bir arkadaşım aradığında çok mutlu olurum. Adana sıcaklığından olmasın, bu sıradan şeyin bile bizi mutlu etme konusu. Olabilir. (Gülüşmeler) Zaten Adana sıcaklığı buralarda yok. Yani mesela birinin başına bir şey gelsin, insanlar hemen yardımınıza koşarlar Adana’da. Burada o yok maalesef. - Tiyatro yapmak istiyorsunuz. Nerden çıktı tiyatroya bu ilgi, bu merak? Tiyatroya küçüklüğümden beri meraklıydım. İlkokulda bizi çocuk tiyatrolarına götürürdü okulumuz. Oradan bir merakım var tiyatroya. Şu anda da bu işin içinde olduğum için çok daha fazla merak eder oldum. - Hatta dizide halanızı canlandıran tiyatro oyuncusu Laçin Ceylan’dan dersler almışsınız. Evet. Oyunculuğun çok özel bir meslek olduğunu gördüm. Çok saygı duyulması gereken bir meslek olduğunu gördüm. Bu işi yapan insanlara gerçekten saygı duyulması gerekiyor. Ondan dolayı tiyatro da hedeflerim arasında. - Peki sinema? Evet sinema da… Aslında birçok şey yapmak istiyorum. Birçok başarılı projeye imza atmak istiyorum. - Sinema, tiyatro… Mankenlik zaten var. Evet, şu an dizi nedeniyle biraz ara vermiş olsam da mankenlik zaten var. Sinema, tiyatro, mankenlik… Bu üçünün birbirini kapsadığını, tamamladığını düşünüyorum oyunculuk anlamında. Bunların dışında zaten başka bir şey yapamazsınız bu sektördeyseniz. Oyunculuk adına yapacağınız şeyler bunlardır. - Sokaktaki insanların tepkisi nasıl size karşı? Bir röportajınızda okumuştum; önceden, yani mankenlik döneminde “Çok bakıyorlar” demişsiniz. İyi, olumlu yaklaşıyorlar. Yanlış anlaşılmışım galiba “Çok bakıyorlar” deme konusunda. Ben öyle bir şey demedim. Ben böyle konuşmayı pek sevmem. Gerçi herkese bakıyorlar. Size de bakarlar, bana da bakarlar. - Belki o zamanlar yani mankenlik döneminizde saçlarınız uzun diye… Dediğiniz gibi o zamanlar saçlarım uzundu, o dikkat çekiyordu. Bunu dışında belki de değişik bir fiziğim var, değişik bir yapım var. Çok fazla Türk tipi yok bende. Kökümüz Arnavutluk. Görmeye alışık olmadıkları bir tip olduğum için de bakıyor olabilirler. - Saçınız uzunken David Beckham’a benzetiliyordunuz. Benim saçım uzunken, Beckham’ın adı bile anılmıyordu. Aslında Beckham bana benzedi. (Gülüyor) - Gümüş’ten sonra yapmak istediğiniz ne var? Yeni bir dizi mi olur, sinema filmi mi? Gümüş’ten sonra bir sinema projesinde yer almayı çok istiyorum. Ama dediğim gibi ben daha emekleme dönemindeyim. Çok yeniyim, çok tazeyim. Ama sinema filminde rol almak kesinlikle hayalim, rüyam. Tiyatro da öyle… - Bu sözlerinizi göz önüne alarak; basketbol oynadınız, sonra mankenlik yaptınız, şimdi oyunculuk… Mankenlik devam edecek söylediğinize göre. Ama asıl hedefiniz oyunculuk diyebilir miyiz? Evet kesinlikle… Asıl hedefim oyunculuk. Çok iyi bir oyuncu olmak istiyorum. - Başarıyla ilgili olarak… Başarı benim her zaman elde etmek istediğim bir şeydir. Yaptığım meslekte iyi işler başarmak, insanların aklında, her zaman iyi işler yapan biri olarak kalmak istiyorum. Emin adımlarla zirveye doğru ilerlemek istiyorum. - Kendinizi çok eleştiriyorsunuz. En çok gözlerinizi beğeniyorsunuz. Peki bunların dışında bilmediğimiz bir özelliğinizi söyleyin desem… Dalış yapmayı çok seviyorum. Fırsat buldukça dalıyorum. Kıvanç Tatlıtuğ Haberler Bir yıl önce ayrılıp, bunu gizledikleri iddia edilen Azra Akın ve Kıvanç Tatlıtuğ önceki gün karşılaştıkları defile provasında tam bir köşe kapmaca oynadılar. Önce Azra geldi Dört yıllık birlikteliklerine geçen hafta nokta koyan ama aslında bir yıl önce ayrılıp, bunu gizledikleri söylenen Azra Akın ve Kıvanç Tatlıtuğ önceki gün aynı defilede podyuma çıktılar. CNR'da düzenlenen Moda Fuarı'na ilk gelen Azra Akın oldu. Akın "Bir yıl önce ayrılmamış ama ayrılık kararı almıştık. Çünkü duygularımız bitmişti. Onun için ayrılık acısı çekmiyorum." derken, Tatlıtuğ'un da geldiği haberini aldı. Akın eski sevgilisi ile karşılaşmamak için defile saatine kadar soyunma odasından çıkmadı. Kıvanç da saklandı Kıvanç Tatlıtuğ da fuar alanına girmeden önce içerideki arkadaşlarını arayarak Azra Akın'ın nerede olduğunu sordu. Gergin olduğu gözlenen Tatlıtuğ, Azra Akın'ın aksine ayrılıkla ilgili soruları yanıtsız bıraktı. Eski sevgililer aynı gece birlikte podyuma çıktılar ama yine de selamlaşmadılar. -------------------------------- Dünya güzeli Azra Akın ile dünyanın en iyi modeli ünvanını taşıyan sevgilisi Kıvanç Tatlıtuğ ayrıldı. Manken Tatlıtuğ biten ilişkileri için "3,5 yıllık beraberliğimizi aramızdaki heyecanın ve aşkın sona ermesi yüzüden bitirdik" dedi. Dünya Güzeli'nin kalbi artık boş Hollanda doğumlu 'Dünya Güzeli'miz Azra Akın ile sevgilisi Kıvanç Tatlıtuğ'un 3.5 yıldır devam eden ilişkileri bitti! Telefonda konuştuğum Azra, ayrılık haberini doğruladı. Azra'nın söylediğine göre ayrılmalarına sebep, aralarındaki aşkın ve heyecanın sona ermesiymiş. Ayrılığın ardında kesinlikle bir üçüncü şahıs yokmuş. Yoğun iş tempolarından dolayı sık sık görüşemeyen aşıklar, eski güzel günlere zarar vermemek için bu kararı almışlar ve medenice ayrılmışlar. Azra'nın söylediğine göre arkadaş olarak görüşmeye de devam edeceklermiş. Bunca yılın ardından arkadaş kalmaları bence çok zor tabii ama bakalım zoru başarabilecekler mi!!! Kıvanç Tatlıtuğ ----------------------------- Önceki gün bir tanıtıma katılan Azra Akın, ayrıldığı sevgilisi Kıvanç Tatlıtuğ'la karşılaşmamak için büyük çaba sarf etti. Eski sevgilisi Kıvanç Tatlıtuğ ile yaşadığı ayrılık sonrası tüm gözlerin çevrildiği dünya güzeli Azra Akın defile öncesi kuliste son hazırlıklarını yaparken objektiflere takıldı. Neşeli gözükmeye çalıştığı görülen Akın, "Aşk acısı çekmiyorum. Evlilik için zaten erken olduğunu düşünüyorduk. Kıvanç'la kavgalı ayrılmadık halen arkadaşız ve görüşüyoruz. Sonuçta ona mutluluk diliyorum" diye konuştu. Defile sonrası apar topar kulisten çıkan Akın'ın acelesinin, aynı podyumda provoları olan eski sevgilisi Kıvanç Tatlıtuğ ile karşılaşmak istemeyişinden kaynaklandığı öğrenildi. Akın'ın podyumdan indiği saatlerde prova yapan Tatlıtuğ ise ayrılık sorularını yanıtsız bıraktı. ---------------------- "Gümüş" dizisinde Gümüş karakterini canlandıran Songül Öden'in, geçtiğimiz günlerde bir davete rol arkadaşı Kıvanç Tatlıtuğ ile kol kola gelmesinin tartışmaları sürüyor. Songül Öden'le Kıvanç Tatlıtuğ'un davetteki samimi görüntüleri aşk dedikodularını da beraberinde getirmişti. Bu sıcak görüntü sadece magazin dünyasında değil, Songül Öden'in evinde de yankı buldu. Kendisi gibi tiyatro sanatçısı olan Canberk Uçucu'yla evli olan Öden'in, fotoğraflar gazetelerde yansıdığı gün eşiyle kavga ettiği öğrenildi. Böyle gidilir mi? İddiaya göre Uçucu, "Hiç böyle davete gidilir mi, dolaşılır mı, bu ne samimiyet" diyerek eşiyle şiddetli bir şekilde tartıştı. Bu kavgayı dizi çekimleri sırasında duyan Kıvanç Tatlıtuğ da, hemen Öden'in eşini arayarak, "Sandığınız bir şey yok. Biz Songül ile çok iyi arkadaşız" dedi. Evdeki gerginlik Canberk Uçucu da Kıvanç Tatlıtuğ'a, "Siz kendinize güveniyorsanız sorun yok. Ben karıma çok güveniyorum" dedi. Ancak Uçucu'nun bu kadar sakin olmadığı, evde gergin bir bekleyişin hüküm sürdüğü de gelen bilgiler arasında. ------------------------------- Resimleri ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
|
|
|
#2 |
![]() Ruh hali
Mesajlar: 720 Konular:
182
Durumu :
Rep Seviyesi :
İletisim :
|
Saol kardeşim
|
|
![]() |
| Etiketler |
| club, fan, kıvanç, tatlıtuğ |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Midnight Club 2 | PC | Eng | Rip | | antuyaso | Full OYUN İNDİR | 0 | 12-01-2010 08:02 |
| Sagopa & Kolera Fan Club !! | oğuzcan | Ünlüler - Sanatçı Fanları | 7 | 11-05-2010 16:18 |
| Ata Demirer Fan Club | oğuzcan | Ünlüler - Sanatçı Fanları | 1 | 11-05-2010 16:15 |
| Ece Gürsel Fan Club | oğuzcan | Mankenler - Modeller | 1 | 11-05-2010 16:11 |
| MeLike Güner Fan Club | oğuzcan | Mankenler - Modeller | 1 | 11-05-2010 16:10 |